Çince öğreniyoruz! 0-0

Çok bilmişlik taslamaya gerek yok. Çin alfabesinde harf yok bilen bilir ideogram semboller harf olarak kullanılır. Kriz anlamını cümlede oluşturabilmek için tehlike ile fırsat simgelerini yanyana koymamız gerekiyor. Ve geçen hafta Ankaragücü maçından sonra yazdığım yazının fikir ana kaynağı da aynı felsefeydi. Hatırlayalım yazıyı.

''Peki sonra ne olacak durun ben size söyleyim Kadıköy'de ki Fenerbahçe maçı berabere bitecek başarı sayılacak sular durulacak evet evet müneccin olmaya gerek yok bu belli berabere bitecek ve kadıköydeki seri bozulacak biz henüz onları orada yenecek kafa mantelitesine ne yönetimce ne taraftarca nede teknik kadroca sahip değiliz. Mutemadiyen geleceğiz buda beraberlik ile olacak yani krizden fırsat doğacak.''

Kadıköy'de 10 yıl bi şekilde yenilmemeyi başaramamızın nedeni de buydu, kaybedecek bir şeyimiz olmadan gitmemiştik hiç, batmıştık batacağımız kadar bu sefer, krize resmen bulanmıştık tepeden aşşa. Bu bize bi cesaret verdi önce, akabinde korkusuz olduk, sinirlerimize hakim olduk. Blogları geziyorum bugun kimse ümitli değil, iddalı değil, beklenti yok. Böyle olunca kimseye bi söz vermiş olmuyorsun, bi baskı hissetmiyorsun. Büyük maçları taktikten ziyade maç esnasında ki anlık reaksiyonlar gidişatını belirliyor. Yani şu futbolcu oynasaydı şöle olurdu ya da çok isteyen taraf istediğini aldı gibi sonuca göre belirlenen yorumlar yapmaya fazlaca irdelemeye hiç gerek yok. Peki sonuç? Sonuçta yine geçen hafta yazdığım yukardaki alıntının devamın da gizli galiba.

 ''Bu bir seri ve özgüven yaratabilir ve herşey güllük gülistanlıkta olabilir. Ama o zaman taraftarlık denen kavram hani şampiyonluk şarkıları söylenirken iyi günde kötü günde diye haykıranlardan bahsediyorum  işte onlar kendilerine acaba şunu soracaklar mı bi özelleştiri yaparlar mı bu konuda mesela ben neden hep güçlünün yanında oluyorum her zaman diye????????''


p.s: Birazda hoca değişikliğine değinelim. Hagi geldi ve bir sihirbaz gibi herşeyi değiştirdi mi? bu kadar çabuk mu? Hagi efsanedir ama futbolculuk kariyerinden ötürüdür bu. Futbolcuyken özgüvenini nereden alır dı? yeteneğinden ve de akıttığı terden. Hagi Galatasaray'ın 10 yıllarına yön verecek birikime sahip iyi bir hoca değil. Hagi napar mesela maç bitince soyunma odasına ilk gidendir. Peki Rijkaard ne yapar? maç nerede olursa olsun futbolcularının hepsi içeri girmeden soyunma odasına yürümez. Ama bizim futbolculara yani yurdumuz insanlarının karakteristiğine bu tavırlar yaranır. Hagi'yi destekleyeceğiz ama Galatasaray'dan uzun vadede ümitli değilim. Belki bir seri yakalanabilir ve şampiyonda olunabilir. Ama bir ekol istiyoruz biz, Ajax ve Lyon ekolü...
Rijkaard'ı özleyeceğim.

0 [ YORUM YAZ ]: