Futbol Dili ve Edebiyatı 1 yaşında!



        Futbolla yatıp futbolla mı kalkıyorsun? hayır. Neden blog macerama önce futbolla  başladığımı bilmiyorum. Futbol blogları ile tanışalı da bir büçuk seneden fazla olmadı esasına bakarsanız. Futbol dili ve edebiyatı.com'u açalı tam 1 yıl oldu bugun itibariyle. Bir gün bende düşündüklerimi yazmalıyım dedim. Benimle aynı fikirdeki insanlarla tanışmaktı gayem. Ya da aynı perspektiften bakanların beni okuma olasılığı güzeldi aslında. Ben okunma ihtimaline yazıyordum okunması umrumda değildi. Düşündüklerimi açığa çıkarmak akabinde yazıya dökmek insanı uzun vadede geliştiriyor. Mutemadiyen rahatlıyor insan. Ve bir gün sadece okuyucularımı düşünerek yazar almam gerektiğini düşündüm. Çünkü her gün yazamıyor insan. Ve önce post ile yazar alımını başlattım. Azerbeycan'dan bir arkadaş ismi İlkin, mail ile döndü. Kendisi halen Bakü'de askeri akademide okuyan bir öğrenci. Türkçesinin iyi olduğunu ve yazmaya istekli olduğunu söyledi. Kısa sürede adapte oldu da kendisi. Kendisi hala yazarlarımızdan. Sonrasında Alper isimli bir arkadaşımız daha katıldı. O çok daha tecrübeli bir arkadaşımız. Hatta çıtayı onunla yükselttiğimizi bile söyleyebilirim. Öyküler yazan, röportajlar yapan, fotoğraflara meraklı, şiirler yazan, toplumsal bir çok konuda bilgili kısaca isteyip te asla bulamayacağım bir arkadaştı. Birşeyler eksikti. Neden sadece futbol yazıyorduk. Ama ismi futbol ile başlıyordu. Ama olsun du farklı braşlarda olmalıydı. Her ne kadar formula 1, tenis, nba ile ilgili önemli haberlerle ilgili yazılar yazsak da basketbol yazmalıydı biri. Bu branşa gönül vermiş biri lazımdı. Ve yine şans yüzümüze gülmüştü.  En iyilerinden birine rastladım. Basketçi bir aileden gelen  Ebru bu ihtiyacımızı fazlasıyla karşıladı ve halen de karşılamakta.. Ardından  sanat için soyunanabilecek birisini arıyorduk. Buldukta yine. Doruk katıldı aramıza. Genelde Galatasaray'ın maçlarından hemen sonra analizler ile karşımıza çıkıyor. Ben bile artık ntvmsnbc den önce onun analizlerini okuyorum.  Sonrasın da genelde şiir ve hikayeler yazan Kutsaldana nic li benimde yakın bir arkadaşım Adem katıldı(tabi benim zorumla) Hatta çoğu zaman ısmarlama ve de zoraki yazdırdığımda söylenebilir. Blog kardeşliği içinde adımlar attık. Halen faal blog sayfaları olan arkadaşlarda aramıza katıldı, targetstriker.blogspot'tan Kutay , buradanyetkilileresesleniyorum.blospot'tan Adem ve vermantes.blogspot'tan Semih'te aramıza katıldılar. Onların kisi konuk yazar mertebesinde oluyor genellikle. Bu sayede de farklı bir bağ olmuş oluyor. Güzel oluyor elbette. Mal sahibi nicli arkadaşımız sağolsun alt ligler ile ilgili yazılar yazıyor. (fakat ismini hala bilmiyoruz :] ) En sonda Ntv spor çalışanlarından Efe Gürsoy aramıza katıldılar. 

       Genel perspektifimiz bilinen ve de gelenekselleşen fanatizm düsturundan çok çok uzakta farklı bir karışım olmalıydı. Futbolu takip eden kesimi sinemaya da yönlendirmeliydik, basketbola da. Bir nevi toplumsal bir misyondu bizimkisi. Faydalı olmalıydık ve de alışılmışın dışında. Müzikler farklılığımızı hissettirmeliydi. Blog açılır açılmaz pek keşfedilmemiş alternatif gruplar ile karşıladık okuyucularımızı. Beirut bunlardan biriydi. Tanınanlarda vardı elbet Radiohead, Coldplay sadece bazılarıydı. Kariktürler olmalıydı biz bunu haftalığa bağladık   her hafta haftanın karikatürü yayınlanıyor. Bunu İlkin düşündü ve uygulamakta halen. Unutulmuş sporculara yer vermeliydik. Alper ''o şimdi nerede' 'unutulmayanlar' başlıklarıyla bunu yapıyor. Haftanın panoraması ve maç sonrası analizlerde düzenli olarak sitemizde yayınlanıyor. Gittiğimiz filmleri yorumlamaya bayılıyoruz. Dinlediğimiz güzel parçaları da paylaşıyoruz. Evet bizde yarımın birden büyük olduğunu düşünüyoruz.  Toplumsal sorunlarla da ilgiliyiz. Eyleme geçen ise Alper arkadaşımız elbette. Hatta bir sitesi de var bu konu üzerine. http://alsicinfutbol.blogspot.com/ Als hastalarına yardım için kitap kampanyası başlattı. Anadolu takımlarına ait futbol anılarından oluşan bir kitabı birleştirip kitap haline getirmeyi sonrasında satışından gelen karı als derneğine aktarmak için uğraş veriyor. Bunun içinde insanlardan yardım istiyor. Yardım etmek isteyenlerden istediği ise para değil hikayeler. Ne güzel değil mi?

      Biz çok sevdik blogger camiasını! ve kendi adıma çok uzun yıllar bırakmak istemiyorum. Bütün yazar arkadaşlarıma buradan defalarca teşekkür ediyorum. Bizi takip eden herkese de sevgiler. İyi ki doğdun FDVE!


                                                                                                                                Uğur KAYA

10 [ YORUM YAZ ]:

brokoli dedi ki...

Oleeey doğum günümüzmüş ki bugün!

ebruli dedi ki...

yaaaaaa ama ben çok duygulandım
evet gerçekten iyi ki doğdun fdve
uğr sana da teşekkürler basketbol yazılarımı beğendiğin ve bana fdve de yazma fırsatı verdiğin için ben bu ekipte olmaktan çok mutluyum ...

M.T dedi ki...

Nice nice güzel yıllara...Pastadan gönderin bari bi dilim =)

canarino giallo dedi ki...

nice yıllara :)

İlkin Nasirov dedi ki...

Tebrikler FDVE. nice yillara hep birlikte, adimiz daha da yukseklerden gelsin.

P.S. Ugurcum Unutulmayanlar yazi serisi bana ait (galiba)

İlkin Nasirov dedi ki...

adimiz - ismimiz demek

mal sahibi dedi ki...

benim gibi bir futbol aşığını en nihayetinde yazar olarak aranıza dahil ettiğiniz için sonsuz teşekkürler. blog alemini sizin sayenizde tanıdım, umarım hep böyle devam eder.bu arada ismimi de vereyim; musa...nice yıllara FDVE..

brokoli dedi ki...

bir hata olmasın ben musa'nın adını vermiştim Uğur Bey'e ama beyimiz unutagelmiş sanırım...

İlkin Nasirov dedi ki...

Bencede Ugur Mal sahibinin ismini biliyodu. Ya Ugur sen bu yaziyi yazarken aklin nerdeydi? Bu kadar mi hata olur ? ? ?

Cenky dedi ki...

Sevgili Uğur ve diğer emektar arkadaşların yeni yaşını kutluyoruz Çoban Salata olarak. Yazı içerisinde en çok dikkatimi çeken konu "Blog Kardeşliği" terimini kullanman oldu. Ziyadesiyle sevindim, mutlu oldum. Bizlerle aynı görüşte, çıkar amaçlı yazmayan arkadaşlarımızın olduğunu bilmek çok önemli bizim için. Nice güzel yıllar olsun, bu fikirler değişmeden devam etsin fdve.