Süper Lig'de Haftanın Panoraması



Liderliğin haftalardan sonra el değiştirdiği ve Süper Lig'de hükmen "düşük" Ankaraspor'dan sonra düşecek olan iki takımdan birinin daha belirlendiği haftadan sonra, son beş yıldaki en kritik "son üç" haftaya girdiğimizi söylemek abesle iştigal olmaz sanırım...

Haftanın ilginç olaylarına ve maçların "bizce" değerlendirilmesine buyrun.

"Bu Goller Fener İçin"

Hafta içinde "Fener'e giderim" diyen Necati Ateş, Antalyaspor formasıyla çıktığı Gençlerbirliği maçında çok şık bir kafa golü atmış olmasının yanı sıra herkese nasip olmayacak güzellikte de bir asist yaparak üç puanın mimarı oldu. Sanırım "bu goller Fener için" mesajıydı... Antalyaspor yönetimi aklını kullanırsa Fenerbahçe için ikinci bir Ali Bilgin vak'ası yaşanabilir...

Bunun dışında Gençlerbirliği birkaç haftadır ara verdiği silik savunma futbolunu sürdürdü, az ataklarda da Antalya defansı ve kalecisi izin vermedi. Antalyaspor ise ikinci yarıda gol atıp maçı kazanmayı bildi... İlk yarıda ise oyunu çoğunlukla kendi yarı sahasında kabul eden Güney ekibi bu haftaki 4 deplasman galibiyetinden birine imza attı.

"Hükümet Düşse..."

Bir devir daha kapandı ve on yıllık sürecin rahat altı yılında küme düşmemeye oynayan Denizlispor küme düştü... Böylece "Hükümet düşse X düşmez" cümlesinde X yerine konulabilecek takımlardan bir tek Ankaragücü Süper Lig'de kaldı...

Maça gelecek olursak beklenen olmadı ve Hakan Kutlu'nun "esas" camiası Ankaragücü maçı vermedi. 0-0'lık beraberlik iki taraf için de bir şey ifade etmezken, Sivas'ın Beşiktaş'tan puan alması neticesiyle üzülen taraf Denizlispor oldu. Ben panoramalarda yaklaşık üç haftadır söylediğim öneriyi tekrarlıyorum; Denizlispor genç oyuncularla çıksın. Bu saatten sonra kaybedecek de bir şey kalmadığına göre, gelecek yıla yatırım yapmak en doğrusu olur.

Ankaragücü de şimdiden gelecek sezonun planlarına girmiş, akıllar başka yerde. Herkes yaklaşık 40 kişiye varan kadro içinde gelecek sezon elenmemiş olan elit kitle olma derdinde ki buna artık kanıtlayacak bir şeyi kalmayan Geremi ve Vassel de dahil. Keza, bir golcü olarak alınan Vassel benim tahminimce bu çok kişili kadro yüzünden girdiği stres ve bu yaşından sonra hiç bilmediği bir ülkede kendini ispat etme zorunluluğuna düştüğü için potansiyelinin altında gole ulaştı...

"Bir Yılın Hıncı"

Manisaspor, Kayserispor karşısında bana göre bu hafta atılan en güzel iki golü atarak güçlü rakibini deplasmanda 2-1 dize getirdi. Kayserispor'un tek tesellisi yeni imza yenilediği gol krallığında zirve oyuncusu Makukula'nın skoru ilerletmesi oldu.

Güven Varol, varolma savaşı veren Manisaspor'un bir türlü varolamayan "yıldız"ı olarak şık bir golle açılışı yaptı. Mehmet Nas'ın da güzel bir gole imza attığı maçta kaleci Souleymanou için tek teselli, boş - beleş goller yememek olabilir... Oyuncular o kadar hırslı oynamışlar ki, sanki boşa geçen bir yılın tüm hıncını çıkarmışlar deplasmanda...

Kayserispor hızlı bir şekilde toparlanmak isterken oyunu toparlayamadığı için maçı kaybetti. Manisaspor'un ilk devrede rakibi kendi sahasında ağırlayıp oyunu soğutan anlayışı başarıya ulaştı ve Manisaspor kümede kalmayı garantiledi...

"Rüştü'nün Topuğu Hala Fener'li"

ekşisözlük'te veya başka bir yerde duymuştum bu yorumu, çok hoşuma gitti; dilerim yorumun sahibi bana kızmaz "çaldığım" için. Rüştü'nün topuğuna çarpıp ağlara giden Sivasspor'un ikinci golü için geliyor bu yorum; "Sanırım Rüştü'nün sağ topuğu hala Fener'li" ve evet, Beşiktaş 2-2 berabere kalarak büyük ölçüde ilk üç şansını yitirirken bir sonraki gün Eskişehir'den gelen haberle sıralamadaki yerini de garantiye aldığını öğrenip rahatlıyor olmalıydı.

Sivasspor'da Mehmet Yıldız eski gücünden çok uzak bir görüntü sergilerken, Kamanan iyi oyunuyla parmak ısırttı ve şu an Sivas'ın alt sıralarda olmasının bana göre baş sorumlularından olan Erman ise sonradan girdiği oyunda pek varlık gösteremedi. Beşiktaş ise gene mağduru oynadı, her pozisyonda yere düşüp her pozisyonda da hakeme bakılmaz ki ama! Demek ki sistem mağduriyeti kaldırmıyor! Zamanında Erman Toroğlu bir maçta yere düşen oyuncuya dair; "Orası Kandilli Kız Lisesi değil sayın Şansal!" demişti, birisinin de Beşiktaşlılara lise turnuvasında oynamadıklarını hatırlatması lazım...

"Yer Misin Yemez Misin?"

Haftanın en gollü mücadelesinde İBB bir kez daha kazanmayı bilerek son beş haftada bir mağlubiyetle son üç haftaya girdi. Bu hafta Galatasaray maçında ciddi bir süpriz yaparlarsa kimse şaşırmasın...

Antep'in yabancılarının attığı iki gole karşılık yeri oyuncularıyla ve bilhassa İskender'in güzel oyunuyla üç gol bularak maçtan 3-2 galip ayrılan İstanbul ekibinde kalpler ilk beş için çarpmaya devam ediyor...

Gaziantep suskun bir şekilde hocasıyla sözleşme yenileyerek tutarlı Anadolu kulüpleri arasında olma çabasını sürdürürken darısı Thomas Doll ve Ertuğrul Sağlam'ın başına dedirtti. Sabırsızlığın bir erdem olarak kabul edildiği kurtlar sofrasında ilk altıya oynayamayan Antep'in sözleşme yenilemesi ne yalan söyleyeyim beni şaşırttı. Demek ki bir şeyleri doğru yapabilmek için illa ki küme düşmeye gerek yokmuş... Darısı düşenlerin başına...

"Yılmaz Vural'ın Bitirme Tezi"

Kasımpaşa'nın 1-0 yenildiği Fenerbahçe maçı, "Ben niye Fener'i yönetemiyorum" diyen Yılmaz Vural için iyi bir cevap olmuştur. Çünkü sınavları iyi başaran bir öğrenci olarak bitirme tezini iyi veremediğin için sayın hocam! Bu yıllar önce Antalyaspor'da da böyleydi, daha öncesindeki Ankaragücü'nde de ve şimdi Kasımpaşa'da da... Kritik maçların hocası olamadınız, olamayacaksınız... 5-3 biten Galatasaray maçındaki "çim bale"niz unutulmaz sayın hocam...

Maça gelecek olursak, Fenerbahçe ve Kasımpaşa'nın ilk devre yattığı malum oldu. Şahin'in bencil oyunu haricinde Cenk İşler'in sinirlenebileceği pek atak yaşanmadı oyunda. Fenerbahçe'de 2006'daki Appiah'ın Denizlispor maçındaki son saniye şutuna benzer bir Guiza şutu hariç pek heyecan yaşatmadı... İkinci devre ise iki takımın sert oyunu bırakması neticesinde oyun daha güzelleşti ve karşılıklı ataklar izleyenlere keyif verdi... Netice olarak "kapalı kutu" Bekir'in aylar sonra giydiği ilk formayla attığı gol belki de sene sonunda "Bekir attı şampiyonluk geldi" olarak nitelendirilecek... Kim bilir...

"Dağ Fare Doğurdu"

Ve izleyenler futbola doydu... diye tamamlayabiliriz 0-0'lık Galatasaray - Bursaspor maçını. İzleyenler doydu doymasına ama iki taraf da istediğine zıt bir sonuç aldı. Birisi ezeli rakibine şampiyonluk yolu açarken kendisi için pek bir şeyi değiştiremedi. Bursaspor ise şampiyonluk yolunda çok ciddi bir kayba uğrayıp sıralamadaki yerini kaybetti...

Maça gelecek olursak yer yer aşırı sertliğin olduğu maç haftanın geneline bakarsak iki tarafın da futbol oynama çabasında olduğu ender maçlardandı ve ne ilginçtir ki gerçekten gol atmak isteyen iki takımın maçında ilaç namına da olsa bir tane bile gol olmadı...

Ki "yatış"ların konuşulduğu maçın en kritik anı Keita'nın ucu ucuna kaçan kendi kalesine vuruşuydu... Bir düşünün, o top gol olsa ve Bursa kazansa Keita'yı linç etmezler miydi?

Paranoyamızı kaybettiğimiz bir futbol ortamına kavuşma dileğini bir kez daha tekrarlatan Keita'ya teşekkürler...

"Ümit Varsa..."

Ümit Karan kritik gollere imza atmayı sürdürürken dakika doksanda yediği golle üç puandan olan taraf Trabzonspor'du ve korkarım ki kaybedilen puanların artışı seneye Şenol Güneş için duyulacak güveni sarsabilir... Geriye bir tek Türkiye Kupası kaldı o da alınamazsa yeni sezonda ilk mağlubiyette Güneş batabilir, Allah muhafaza!

Eskişehirspor Rıza Çalımbay'a güvenmenin ödülünü almaya devam ediyor, ilk beş için İBB ile sağlam bir yarışa girdiler, kazanan güzel futbol olsun diyelim...

----

Haftanın "şey"leri köşemiz.

... oyuncusu | Bekir İrtegün: Tam bir hayal kırıklığı olmanın hıncını Kasımpaşa'dan çıkartırken futbol dilimize belki de yeni bir slogan kazandırdı... "Bekir attı, şampi..."

... takımı | Manisaspor: Kendi iplerini kendi kestiler, güzel oyun, güzel goller, güzel bir galibiyet. Zor bir deplasmandan alınlarının akıyla çıkıp seneye de varız dediler...

... maçı | Kasımpaşa 0 - Fenerbahçe 1: Atılanıyla, atılmayanıyla, oyunuyla, oynatmayanıyla çok konuşulacak ve şampiyonu belirlemiş olma ihtimaliyle de sarsıcı bir tarafı olan maç...

... balonu | Yılmaz Vural: Açıklamaya ne hacet? Bir kez daha büyük maç ve Yılmaz Hoca gene kayıp!

2 [ YORUM YAZ ]:

[Uğur !] dedi ki...

haftanın maçı gs- bursa kanımca

brokoli dedi ki...

Hımm tabii ki ama o maç Kasımpaşa maçı kadar süprizli değildi doğrusu.